Geveze Forum | Eğlenceli Güncel Genel Forum Sitesi - Forum Siteleri - Forumlar  
Geri git   Geveze Forum | Eğlenceli Güncel Genel Forum Sitesi - Forum Siteleri - Forumlar > Genel Kültür Forumu - Forumları > Edebiyat Forumu - Forumları

Etiketlenen Kullanıcılar

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme Stil
Alt 24 Mayıs 2013, 10:33   #1
StigmatA&Asia
Asia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Asia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nis 2013
Üye No: 4
Şehir: MaviSiyah
Yaş: 30
İlişki Durumu: İlişkisi var
Takımınız:
Ruh Halim: Cok Asik
Mesajlar: 9.018
Konular: 4884
Alınan Beğeniler: 825
Verilen Beğeniler: 828
Seslenmeler: 792 Mesajda
Etiketlenmeler: 54 Konuda
Alıntılar: 140 Mesajda
Standart 11.Sınıf Edebiyat Kitabı Tüm Cevapları



Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1163.


SAYFA 84 - 85
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1163.

SAYFA 87 - 91
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1163.
SAYFA 91 - 92 - 93
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1163.
SAYFA 93-94-95
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1178.
SAYFA 96 - 97
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1163.


SAYFA 97 - 98
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1163.
SAYFA 98
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1163.


SAYFA 100-101-102
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1163.
SAYFA 102-103
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1163.
SAYFA 104-105
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1163.
SAYFA 106-107Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1163.

SAYFA 108
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1163.
Sayfa 108 - 109
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1162.


Sayfa 110 - 111

Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1236.


Sayfa 112

Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1164.



Sayfa 113 - 114 - 115 - 116

Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1164.

Sayfa 117 - 118 - 119
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1196.

Ölçme ve Değerlendirme 5. soru (sayfa 119)
Hikâye ve romanda teknik yönden gelişme gözlenir. Kısa hikâye, bu dönemde edebiyatımıza girer. Hikâye ve roman edebî bir çizgiye ulaşır. Batılı anlamda Türk romanı bu dönemde yazılır.

Roman tekniği modern ve sağlamdır. Olayların örgüsü, işlenişi ve konuşmalar başarılı bir biçimde verilir. Eserde, yazar kişiliğini gizler.
Psikolojik romanın ilk örneği, bu devrede görülür (M.Rauf, Eylül).

Kişilerin ruh durumları anlatılır ve çözümlenir; sosyal hayat tasvir edilir.

Gerçek hayat sahnelerine yer verilir (H. Cahit, Hayâl içinde). Hayatta görülen ve görülmesi mümkün olan olay ve kişiler anlatılır.

Tip yaratmada, tasvir ve portrelerde başarı sağlanır. Realist ve natüralist çizgiye yaklaşılır. Realizm ve natüralizm vb... edebî akımlar örnekleriyle birlikte edebiyatımıza girer.

Romanda romantizmin etkisi belirgin biçimdedir. Zamanla realizme yönelme başlar. Roman içinde yaşanılan toplum yaşantısı dile getirilir. Batıya ayak uydurma yolundaki çabalar, romana konu olur. Sanatçının yol gösterici olduğuna inanan romancılar, batılılaşma sürecinde kendilerine göre uygun buldukları örnekleri romana sokarlar (H. Ziya, Aşk ı Memnu),

Romanda, sosyal davalara yer verildiğine rastlanmaz. Çevre özelliklerinden ve milli konulardan yoksundurlar.

Konularını İstanbul'daki seçkinler tabakasından -özellikle- batılı çevrelerden alırlar. Bu nedenle "Salon edebiyatı" oluşturdukları öne sürülür. Aydınlar için yazmış olmaları, halktan uzaklaşmalarına neden olur.

Klâsik vak'a hikâyesi, Halit Ziya ile doruk noktaya ulaşır. Hikâyeler, orta halli ve yoksul insanları konu edinir; İstanbul'un dışına çıkılır (H.Ziya, Bir Yazın Tarihi...)

Hayâl kırıklığı, üzüntü ve başarısız aşklar, hikâye ve romana giren belirgin temalardır. Hikâye ve romanda realizme geçiş, gözlemi getirir, hayâli ikinci sıraya iter. Yazarlar, realizmin ve natüralizmin etkisinde kalırlar.

Kadına özel ilgi, bu dönemde görülür. Kadın; ev içi romanlarındaki kadın tipleri ve kadınlara ait eşyaların tasviri gibi değişik şekillerde ortaya çıkar. Şahıs ve mekân tasvirlerinde üslûp sanatlı ve süslüdür.
Roman ve hikâyelerin dili, üslûbu kusurludur. Süslü ve sanatlı anlatım tutkusu ileri ölçüdedir. Estetik uğruna Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalar, hikâye ve romanda geniş ölçüde vardır. Üslûp anlayışı ve arayışı, Türkçenin kimi zaman anlaşılmaz hâle gelmesine sebep olur. ikizli, üçüzlü ve dördüzlü tamlamalarla oluşturulan kullanımlar, karışıklığa neden olur.

Fransız dilinin etkisiyle Türkçenin söz dizimi genişlik kazanır. Cümlenin öğeleri yer değiştirir; bazen cümleler yarıda bırakılır, kesik cümlelere yer verilir. Cümleler isteğe bağlı olarak kısalır ve uzatılır.



Aşk-ı Memnu Konusunun Cevapları
Sayfa 120 - 121 - 122 - 123 - 124 - 125 - 126
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1163.


Sayfa 127 - 128
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1162.


Sayfa 128 - 129 - 130

Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1162.
Sayfa 131 - 132 - 133 - 134 - 135 - 136
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1162.

Sayfa 136 - 137 - 138 - 139

Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1163.
Sayfa 139 - 140 - 141
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1164.

Sayfa 142 - 143 - 144 - 145 - 146 - 147

Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1199.
Sayfa 150 - 151 - 152 - 153 - 154
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1199.

Sayfa 154
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1211.
Sayfa 155 - 156
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1196.
Sayfa 157 - 158 - 159
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1255.
Sayfa 160 - 161 - 162
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1215.

Sayfa 163-164-165-166-167
'nin Cevapları
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1201.

Sayfa 168-169

Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1199.
Sayfa 169-170-171-172
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1600x1209.

Sayfa 173-174

Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1162.
Sayfa 175-176-177'nin Cevapları
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1162.
Sayfa 177-178-179'un Cevapları
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1162.

Sayfa 180-181-182-183-184-185

Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 1599x1162.

Sayfa 184

1)-
2)Hikayede anlatılanlar tarihi bir olay üzerine kurulduğu için karşılaşılabilecek olaylar değildir.Hikayenin tarihi bir olayı anlatması evrensel yönünü,Türk tarihine ait bir olayın anlatılması ise yerli yönünü gösterir.
3)Kızıl Elma Neresi adlı hikayedeki Kişiler:
-Kanuni sultan süleyman
-mahmut
-ahmet paşa
-hadım ali paşa
-sokullu mehmet paşa
-haydar paşa
-ayas paşa
-İskender paşa
-Fakih
-Garip
-yeniçeri askeri
-Bostancı

Sayfa 185
1. Etkinlik= 1. grup : Kızıl Elma Neresi adlı hikayedeki Kişiler olay örgüsüne bağlı olarak yapıyı oluşturan unsurlardır.Bu bakımdan olay örgüsünün birbirine bağlanmasınıda kullanmışlardır.
2. grup :Kişiler olay örgüsü çevresinde bütünlük sağlama bakımından birbiriyle ilişkilidir.

4.a)Yazarın anlattığı kişilerle karşılaşması mümkün değildir.
b)Ömer Seyfettin'in bu kişileri seçmesi milli bir konuyu dönemin zihniyetine uyarak anlatmak istemesidir.
5)Hikayedeki temel çatışma halk-devlet üzerine kurulmuştur.
6)Hikayenin teması , Kızıl Elma'nın neresi olduğudur.Tema ile hikaye adı aynıdır.
7)Hikaye ilahi bakış açısına sahip,herşeyi bilen , olaylardan haberdar olan anlatıcı tarafından anlatılmaktadır.
8)Anlatıcı anlatımda, tasvir ve tahlilde doğal dili,edebi dil haline getirerek kullanmıştır.
9)-
10)Kızıl Elma, türk milleti için fethedilcek son yer ise fetih tarihinin bitmesiyle modern dünya için bilimsel ve teknik alanda varılacak son nokta olarak sayılabilir.
11)Kızıl elma neresi adlı hikayede milli bir konunun işlenmesi,Milli edebiyat döneminin zihniyetiyle ilişkilidir.
12)Kızıl elma neresi adlı hikaye Maupassant tarzı hikayeye göre yazılmıştır. Çünkü yazarın amacı olayı anlatmak , olay üzerine kurmaca bir metin oluşturmaktır.

13)
Ömer Seyfettin (1884-1920) Türk edebiyatının en çok okunan hikaye yazarıdır. Asker ve öğretmendir. Türk kısa hikayeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne çok sayıda eser sığdırmıştır. En tanınan eseri "Kaşağı" isimli öyküsüdür.

1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Hatko Çerkezlerindendir. İyi derecede Adige dili konuşurdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Bey'le, Fatma Hanım'ın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Bey'in görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi.

Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanî'ye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesi'ne kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsi'ne devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu.

Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordu'nun İzmir Redif Tümeni'ne bağlı Kuşadası Redif Taburu'na tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okulu'na öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçü'den ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı.

Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Ordu'da görevlendiridi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncu'nun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemler'e çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı.

Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşı'nın başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatması'nda esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdu'nda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı.

Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşa'nın organize ettiği Babıali Baskını'na katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisi'nde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü.

1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Bey'in kızı Calibe Hanım'la evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü.

1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikaye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü.

Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Mart'ta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığı'na defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Asri Mezarlığı'na nakledildi.

En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikayelerinİ içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikayeler günümüzde de okunmaktadır.

2. Metin

Sayfa 191
1)-
2)Hikayede anlatılanlar günlük hayatta karşılaşılabilecek türden ,sosyal gerçekliği olan olaylardır.işçilerin kötü şartlarda çalıştırılması konusu hikayenin evrensel,hikayedeki olayların Bursada yaşanması ve bursanın yaşantısından sahneler sunması ise yerli yönünü gösterir.
3)Karakter/Tip Tablosu :

Karakterin tipin en belirgin özelliği nedir?
Hasip Efendi:vicdanına hükmedemeyen birisi
Fotika:çaresiz
Papaz:şefkatli
Saatçizade Hidayet Bey:acımasız

Karakter tip olaylar karşısında nasıl bir tavır sergilemektedir?
Hasip Efendi:vicdanını sorgulamakta
Fotika:çaresizdir.
Papaz:vicadanen rahatsızdır.
Saatçizade Hidayet Bey:umursamazdır.

Sosyal ortam ve çevre bu karakteri tipi nasıl etkilemiştir?
Hasip Efendi:vicdanına söz geçirememesine neden olmuştur.
Fotika:ölümüne sebep olmuştur.
Papaz:vicdanlı olması yönüyle etkilemiştir.
Saatçizade Hidayet Bey:umursamaz, rüşvetçi olmasıyla etkilemiştir.

Bu karakterin tipin diğer karakterler üzerinde etkisi var mıdır?
Hasip Efendi:var
Fotika:var
Papaz:yok
Saatçizade Hidayet Bey:var

Sizce gerçek hayatta bu karakter tip gibi davranan biri olabilir mi?
Hasip Efendilabilir
Fotikalabilir
Papazlabilir
Saatçizade Hidayet Beylabilir

4)yazarın yaşadığı dönem itibariyle anlattığı kişilerle karşılaşması mümkündür.yazarın hikayesinde bu kişileri seçmesi,topluma ve toplumsal konulara yöneldiğini gösterir.
5)Temel çatışma maddiyat-maneviyat üzerine kurulmuştur.hikayedeki tema ise vicdan muhasebesidir.hikayenin teması ile hikayenin adı ,vicdan muhasebesine kaynaklık eden hakk-ı sükuttur.
6)ipekböcekçiliği ve işçiliği ön plana çıkarılmıştır.bu durum anadolunu işçi manzarasını gözler önüne sermektedir.

Sayfa 192
7)yazar anlatımda, tasvirde ve tahlilde , dile sözcükleri kendi anlamları dışında kullanıp, mecaz ve benzetmeler yeni değerler yüklemektedir.
8)hakkı süküt adlı hikaye yazıldığı dönemdeki fabrika ve işçi manzarasını sergilemektedir.
9)Metinde anlatılanlar aradan geçen zaman rağmen aynı şekilde yaşanabilcek olaylar olarak karşımıza çıkmaktadır.
10)Hakkı sükut adlı hikaye olaylar üzerine kurulu olması , durum hikayesine göre daha uzun bir zamanda yaşanması,kişi kadrosunun kalabalıklığı nedeniye maupassant tarzı hikayeye örnektir.
11)[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
12)-

Anlama Ve Yorumlama
1)Milli Edebiyat dönemi hikayelerinde milli ve toplumsal konular,sade bir dille ve mauppassant tarzı hikaye çeşidiyle kaleme alınmıştır.
2)servetifunun dönemi hikayesinde işlenen bireysel temalar,milli edebiyat döneminde yerini konuşma dili ve halk söyleyişlerinin yer aldığı sade bir dile bırakmıştır.Milli edebiyat dönemi hikayeleri tarihi bir işlevede sahiptir

Ölçme ve Değerlendirme
1)-realizm
-refik halit karay
-memleket hakiayeleri
2)D
3)E

Sayfa 194
b.Roman - Hazırlık
1)-
2)Milli edebiyat dönemi romanları , adındanda anlaşılacağı üzere milli konuları işlemişlerdir.Devletin içinde bulunduğu felaket ortamı bu düşüncelerin ön planda olmasının sebebidir.

Sayfa 197
1)Ateşten gömlek adlı romanından alınan metin ,romanın serim bölümüne aittir.Romanın teması ilede yemaya hazırlık olması bakımından ilişkilidir.
2)romandaki olaylar, olayların sırası ,kişiler, tasvirler , ele alınan tarihsel süreçten farklıdır.bu olay örgüsünün kurmaca olmasından kaynaklanmaktadır.
3)-
4)romandaki olay örgüsünün aynı konuyu işleyen tarih alanındaki bir eserden farkılık göstermesi,romanını kurmaca gerçekliğe sahip olmasıdır.
5)-

Sayfa 198
6)Karakter çözümleme tablosu :

Karakterin tipin en belirgin özelliği nedir?
İhsan:vatansever
Ayşe:vatansever
Peyami:vatansever

Karakterin tipin romandaki hangi davranışı karakterini en iyi ifade eder?
hepsine fedakarlık yazın

Karakter tip olaylar karşısında nasıl bir tavır takınmaktadır?
hepsine güçlüklere göğüs germekte yazın...

Bu karakter tipin diğer karakterler üzerinde etkisi var mı?
hepsine var yazın...

Sizce gerçek hayatta bu romandaki karakter tip gibi davranan olabilir mi?
hepsine olabilir yazın.....

7)romandaki kişiler toplumun farklı kesiminden seçilmiştir.
8)Romadnaki kahramanlarınSaime hanım doğu batı ikilemini yansıtmaktadır.
diğer kahramanlardada milli yönler ön plandadır.
9)Metindeki kişilerin zamanın,olayların değiştirilmesi mümkün değildir.bu metnin yapı unsurları arasındaki bozulmaz bütünlükten kaynaklanmaktadır.
10)metindeki zaman ile metnin yazıldığı dönem arasında milli bir konuyu işlemesi açısından bir ilişki söz konusudur.
11)ataşten gömlek romanının konusu olan milli mücadele ile romanın adı yaşananlar göz önünde bulundurulsa bir ilişki vardır.

Sayfa 199
12)yazar tarihi bir gerçekliği, sanat eserinin konuyu ele alış tarzına uyarak kurmaca gerçeklik haline getirmiştir.
13)Metin herşeyi bilen, olaylara hakim ihali bakış açısı tarafından anlatılmıştır.
14)yazar kişi ve mekan tasvirlerinde,ve olayları tahlilde dile yüklediği yeni değerlerle edebi dil oluşturmuştur.
15)Verilen şema,olayların belirli kişiler tarafından belirli zamanda ve mekanlarda yaşandığını bu unsurların birbiriyle uyumlu bir bütünlük gösterdiğini ifade etmektedir.
16)metnin yazıldığı dönemin milli ve milliyetçi anlayışına uygun olark kaleme alınmıştır.

2. Etkinlik:
1. grup= türk edebiyatında roman geleneğine bağlıdır.
2.grup = türk edebiyatında kurtuluş savaşının tanığı olan bir yazar tarafından kurmacanın sınırları içinde anlatılmış olması nedeniyle önemlidir.

17)Realizm etkisinde yazılmıştır.
18)romanın dönemdeki diğer romanlarla ortak noktası, milli değerlerin,toplumun savaş karşısındaki durumunun işlenmesi bakımından ortak noktalar vardır.
19HALİDE EDİP ADIVAR

1882'de İstanbul’da doğdu. 9 Ocak 1964’te İstanbul’da yaşamını yitirdi. 1901'de Üsküdar Amerikan Kız Koleji’nde mezun oldu. Öğretmenleri arasında Rıza Tevfik Bölükbaşı ile sonradan evlendiği ve ilk kocası olan Salih Zeki de vardı. İlk yazıları "Halide Salih" takma adıyla Tanin gazetesinde yayınlandı. Balkan Savaşı yıllarında hastanelerde çalıştı. Gerek bu çalışmaları, gerekse müfettişliği sırasında İstanbul semtlerini dolaşması, ona çeşitli kesimlerden insanları tanıma fırsatını verdi. Gericilerin tepkisinden çekindiği için 31 Mart Olayı’nda çocuklarıyla birlikte Mısır’a gitti. Ayaklanmanın bastırılmasından sonra yurda döndü. 1909'dan sonra öğretmenlik, müfettişlik yaptı. Kadınların toplumsal yaşama katılması ve eğitilmesi için çalışan Teâli-i Nisvan Cemiyeti’ni kurdu. 1912’de kurulan Türk Ocağı’na katıldı. 1919'da Wilson Prensipleri Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı. Aynı yıl İzmir'in Yunan ordusu tarafından işgal edilmesini protesto için Sultanahmet Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı etkili konuşma büyük yankı uyandırdı. Hakkında soruşturma açılınca, 1917'de evlendiği ikinci eşi Adnan Adıvar birlikte Anadolu'ya geçerek Kurtuluş Savaşı'na katıldı. Çeşitli cepheleri dolaştı, Mehmetçiklere moral ve destek verdi. Kendisine önce onbaşı, sonra da üstçavuş rütbesi verildi.

Savaş sürerken Atatürk ile siyasi görüş ayrılığına düştü. 1917’de Adnan Adıvar ile birlikte yurtdışına çıktı. Fransa ve İngiltere’de yaşadı. Amerika’da Columbia Üniversitesi, Hindistan’da Delhi İslam Üniversitesi’nde konuk öğretim üyesi olarak dersler verdi. 1939’da Türkiye’ye döndü. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Filolojisi Kürsüsü Başkanı oldu. 1950’de milletvekili seçildi. 4 yıl sonra tekrar üniversiteye döndü. **ümüne kadar kürsü başkanlığı görevini sürdürdü. 1910'da yayınlanan ilk romanı "Seviye Talip" ile 1911'de yayınlanan ilk öykü kitabı "Harap Mabetler" edebiyat çevrelerinde ilgiyle karşılandı. Romanlarının kadınları, Batılı bir anlayışla idealize edilmiş, güçlü ve kültürlü kadınlardı. Kahramanlarının kişiliklerine, ruh yapılarına ve davranışlarına önem vererek bu özelliğiyle Türk romanında yeni bir adım attı. Kurtuluş Savaşı döneminde ulusçu, milli duyguları öne çıkaran roman ve öyküler kaleme aldı. "Yeni Turan", ""Ateşten Gömlek" ve "Vurun *****ye" bu dönemin eserleridir. En tanınmış romanı "Sinekli Bakkal" yazarlığında olgunluk dönemini gösterir. Bu romanda Sinekli Bakkal mahallesinde yaşayan insanlar, aydınlar ve saray çevresi gibi 2'nci Abdülhamit döneminin farklı toplum kesimleri canlandırılır. Bu romanın yazıldığı yıllarda Türkiye bağımsız ve Batı yanlısı bir ülke olmayı tercih etmişti. Bir yandan da Tanzimattan beri süren Batı-Doğu çatışmasından kurtulamamıştı. Halide Edip, "Sinekli Bakkal"da Doğu'nun değerlerini bulup çıkarmak, Batı'nın karşısına koymak amacındadır. Roman "roman yanıyla zayıf olmakla" eleştirildi. Halide Edip'in ingilizce yazılmış incelemeleri de var.

ESERLERİ

ROMAN:
Heyula (1908)
Raik’in Annesi (1909)
Seviye Talip (1910)
Handan (1912)
Yeni Turan (1912)
Son Eseri (1913)
Mev’ud Hüküm (1918)
Ateşten Gömlek (1923)
Vurun *****ye (1923)
Kalp Ağrısı (1924)
Zeyno’nun Oğlu (1928)
Sinekli Bakkal (1936)
Yolpalas Cinayeti (1937)
Tatarcık (1939)
Sonsuz Panayır (1946)
Döner Ayna (1954)
Akile Hanım Sokağı (1958)
Kerim Ustanın Oğlu (1958)
Sevda Sokağı Komedyası (1959)
Çaresaz (1961)
Hayat Parçaları (1963)

ÖYKÜ:
İzmir’den Bursa’ya (Yakup Kadri, Falih Rıfkı ve Mehmet Asım Us ile birlikte, 1922)
Harap Mabetler (1911)
Dağa Çıkan Kurt (1922)

OYUN:
Kenan Çobanları (1916)
Maske ve Ruh (1945)

ANI:
Türkün Ateşle İmtihanı (1962)
Mor Salkımlı Ev (1963)

Anlama Ve Yorumlama:

1)Milli edebiyat dönemi romanının ortak özellikleri:
-sade bir dil kullanılması
-yapının olay örgüsü , kişi , yer ve zamandan oluşması
-milli ve milliyetçi temalar ile toplumsal sorunların işlenmesi

2)-

3)-ateşten gömlek romanında anlatılanlar , günümüzde bir felaket anında millet olark neler yapabileceğimizi gösteren bir rehber niteliğindedir.

4)klasik türk edebiyatındaki ideal olana ulaşma arzusu,ataşten gömlek romanında ideal olana ulaşma çabası olarak karşımıza çıkar.



SAYFA 200 :
c. Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler Hakkında Çıkarımlarda Bulunma

1)Milli edebiyat dönemi anlatmaya bağlı edebi metinler ve Servetifünun dönemi anlatmaya bağlı edebi metinler

benzerlikler: olay örgüsü kişiler zaman ve mekandan oluşan bir yapı

farklılıklar:

YAPI
milli edebiyat dönemi:bir farklılık söz konusu değildir.
servetifünun dönemi:bir farklılık söz konusu değildir.

TEMA
milli edebiyat dönemi:milli milliyetçi ve toplumsal konular
servetifünun dönemi:bireysel temalar

DİL VE ANLATIM
milli edebiyat dönemi:sade bir dil
servetifünun dönemi:sanatlı ve ağır bir dil

3. Etkinlik:
1. grup = hikayelerin yapısı ; olay örgüsü ,kişiler, zaman ve mekandan oluşmuş, toplumsal ve milli temalar sade bir dille işlenmiştir.
2.grup =romandada yapı olay örgüsü , kişiler, zaman ve mekandan oluşmuş, toplumsal ve milli temalar sade bir dille işlenmiştir.

Sayfa 201
Ölçme Ve Değerlendirme
1)Y,D,D
2)D
3)E
4)Sinekli bakkal = halide edip adıvar
Sodom ve Gomore = yakup kadri karaosmanoğlu
Sürgün=refik halit karay

SAYFA 203
B. Göstermeye Bağlı Edebi Metinler
Hazırlık
Milli Edebiyat dönemi metinlerindede tiyatro dilinin ,halka hitap edildiği için sade olması gerekir.

SAYFA 207
İnceleme
1)prülüler adlı metnin olay örgüsü şöyledir:
-yeniçeri mehmetin esir düşmesi
-yeni çeri mehmetin karısı marinin manastıra kapatılmak istenmesi
-türk gemilerinin kuşatma için gelmesi
-yeniçeri mehmet ile karısının kurtarılması
-yeniçeri mehmetin babasının ortaya çıkması
-köprülü ile morozinin konuşması
-köprülü ile morozinin anlaşma imzalaması

2)anlatılanların metinde geçtiği şekliyle yaşanması mümkün değildir.yazar tarihi gerçekliği kurmaca gerçeklik haline dönüştürmüştür.

3)metindeki olay örgüsü tarihsel gerçekliğe kurmaca gerçeklik kazandırmak amacıyla oluşturulmuştur.

4)a)Yeni çeri mehmet, mari, köprülü fazıl ahmet paşadır.
b)metindeki bu kişiler ana karakterler olarak olay örgüsünün merkezinde bulunurlar.
c)ana karakterler anlatılmak istenen tarihsel gerçekliğin verilmesinde kullanılan, her yönden idealize edilmiş kişilerdir.

5)metindeki kişiler ile metnin yazıldığı dönem arasında , dönemin milliyetçilik akımının etkisi bakımından bir ilişki vardır.

6)anlatılan olay 17. yyın ikinci yarısında yaşanmışıtır.

7)metinde anlatılmak istenenlerin yarıntılı, tasvir ve tahlillerle daha rahat anlatılması, yazara daha geniş bir hareket alanı sağlanması bakımından düz yazı halinde kaleme alınmıştır.

8)-

9)Metnin teması türk askerinin kahramanlığıdır.
a)tema tarihsel gerçeklik bakımından gerçeklikle ilişkilidir.
b)tema , dönemdeki türkçülük akımıyla ilişkilidir.

SAYFA 208
10)metindeki kişiler yapının unsurlarındandır.kişileri birinci derece, ikinci derece kahramanlar..... olarak gruplandırmak mümkündür.

11)-

12)-

13)Musahipzade Celal Türk tiyatro ve oyun yazarı. Asıl adı Mahmud Celaleddin'dir. 1935'te çıkarılan Soyadı Kanunu gereğince Musahipoğlu soyadını aldıysa da Musahipzade Celal diye Ünlü oldu. Babası Gazhane Başkatibi Musahipzade Ali Bey, annesi Fıtnat Ecibe Hanımdır. 31 Ağustos 1868'de İstanbul'da doğdu. İlk tahsilini Firuzağa Sıbyan Mektebinde gördü. Sonra Tophane'deki Feyziye Rüşdiyesini ve Süleymaniye Nümune-i Terakki İdadisini bitirdi. 1889'da Babıali Tercüme Odasında katip olarak vazife aldı. Bu arada Hukuk Mektebine devam ettiyse de bitiremedi.

Tercüme Odasındaki memuriyeti sırasında tiyatroyla ilgilenmeye başladı. Çeşitli konaklarda çok defa kendi aralarında arkadaşlarıyla ortaoyunları tertip etti. Pekçoğunda bizzat oynadı. Ermeni Mınakyan Tiyatrosunun temsillerini devamlı olarak takip edince oyun yazmaya karşı merakı arttı. Ahmed Vefik Paşanın Moliére çevirilerini inceledi. Sahne tekniği meseleleriyle derinlemesine ilgilendi. İlk eseri olan Köprülüler'i İkinci Meşrutiyetten sonra 1912 yılında 44 yaşındayken yazdı ve aynı yıl Mınakyan Tiyatrosunda sahnelendi. Bu piyesini, 1913'te İstanbul Efendisi, 1917'de Macun Hokkası, 1919'da Yedekçi, 1920'de Kaşıkçılar ve başka oyunları takip etti.

Çeşitli vazifelerde bulunduktan sonra Üsküdar Defterdarlığındaki vazifesinden 1923'te emekli oldu. Evkaf Müzesine girdi.Cumhuriyetin ilanından sonra daha çok imkanlara kavuşan Musahipzade Celal tiyatro yazmaya devam etti. Arka arkaya tarihi hiciv özelliğinde eserler kaleme aldı.

Hemen hemen bütün tiyatroları Darülbedayi'de ve İstanbul Şehir Tiyatrolarında oynandı. Ayrıca çoğu bestelenip operet veya şarkılı komedi olarak sahneye konuldu. İstanbul Şehir Tiyatrolarında vazife alması ve oyunlarının basitliği, eserlerinin devamlı oynanmasına yol açtı. Böylece yaygın bir şöhret kazandı.

Musahipzade Celal, güldürme gücünün ötesinde bir sanat değeri taşımayan eserlerinde, umumi çizgisi itibariyle Şinasi'nin açtığı yerli komedi çığırını devam ettirdi. Osmanlı Sarayının, bürokrasisinin, aile hayatının, dini müesseselerin, örf ve adetlerin karikatürize edilmiş olan sahneleri, tiyatrolarının hemen hemen değişmez temasını teşkil etti. Osmanlı cemiyet hayatını, temel dini, tarihi değerleri ve şahsiyetleri, hemen hemen hepsini yanlış ve münferit hadiselere dayandırarak gülünç tavır, jest, kıyafet ve tiplerle sahneledi ve alay etti. Musahipzade Celal, 18. yüzyıldaki bazı idari bozuklukları ve din sömürücülüğünü malzeme olarak kullandı. Bunları temelden bozuk göstererek Avrupa'nın töre komedisi geleneğine bağlı taşlama, yergi ve komedi unsurlarını kullanarak seyirci üzerinde duygu sömürüsünde bulundu. Dini ve geleneksel değerlerle alay etmesi yüzünden, halkın tiyatroya karşı nefretini uyandırdı. Musahipzade Celal'in tuttuğu bu yol; Türk tiyatro-sinema sahasında ve toplum hayatımız üzerinde kapanması güç yaralar açtı. Kendi tarihine, kültürüne, dinine ve geleneklerine düşman ve yabancı bir neslin yetişmesine sebep oldu.

Dil ve üslup bakımından da edebi bir değeri olmayan Musahipzade Celal'in eserleri dikkatsiz, aceleyle ve itinasız olarak kaleme alınmıştır. Bu eserlerde dilbilgisi hataları ve cümle düşüklükleri pekçoktur.

Hayatının son döneminde İstanbul Şehir Tiyatrosunun Kütüphanesinde vazife yapan Musahipzade Celal'in (Son yıllarda yazdığı tiyatronun dışında) bir kitabı, önceki çalışmalarıyla kıyas edilirse, Osmanlı tarihine daha objektif, hatta daha bir sempatiyle yaklaştığını gösterir. Mesela, 1946 senesinde yazdığı Eski İstanbul Hayatı adlı hatıra mahiyetindeki kitabında Osmanlı örf ve adetlerini kinden ve istihzadan (alaydan) uzak bir kalemle dile getirmiştir. Üzerinde pek durulmamış ve unutulmaya bırakılmış bazı Osmanlı örf ve adetlerinin repertuvarı olan kitapta, Musahipzade Celal, bizzat yaşadığı veya büyüklerinden dinlediği son iki yüz yıllık Osmanlı aile, hayat, mektep, esnaf teşkilatı ve adetlerini günlük hayatın çeşitli tezahürleri biçiminde işlemiştir.

13 Şubat 1952'de 40. sanat yılı jübilesi yapılan Musahipzade Celal, 20 Ağustos 1959'da İstanbul'da öldü.

Eserleri:
Tiyatro türündeki eserleri şunlardır: Türk Kızı, Köprülüler, İstanbul Efendisi, Lale Devri, Macun Hokkası, Yedekçi, Kaşıkçılar, Atlı Ases, Demirbaş Şarl, İtaat İlamı, Moda Çılgınlıkları, Fermanlı **** Hazretleri, Aynaroz Kadısı, Kafes Arkasında, Bir Kavuk Devrildi, Mum Söndü, Pazartesi... Perşembe, Gül ve Gönül, Balaban Ağa, Selma, Genç Osman.

1936'da iki ciltte toplanan 18 oyunundan geniş bölümler, Orhan Hançerlioğlu'nun incelemesiyle birlikte 1970'te Musahipzade Celal-Bütün Oyunları adıyla yayınlandı. Aynaroz Kadısı ve Bir Kavuk Devrildi oyunları İpek Film Şirketi tarafından sinemaya aktarıldı. 1958'de çıkan bir yangında Bir Kavuk Devrildi'nin filmi yandı. Hatıra türündeki eseri ise “Eski İstanbul Hayatı” adıyla neşredildi.



SAYFA 209
5.MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ

1)İslamcılık = Safahat, Mehmet akif ersoy
Türkçülük =Türkleşmek, islamlaşmak, Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları

2)şemaya göre milli edebiyat döneminin kaynakları , devletin ve milletin varlığını devam ettirebilmesi için benimsenen farklı fikir hareketleridir.

Sayfa 210
3) Milli edebiyat dönemi ve milli edebiyat döneminden önceki dönem
benzerlikler:hikaye roman tiyatro makale fıkra ve şiir türüyle tanzimat döneminde olduğu gibi toplumsal konuların işlenmesi

farklılıklar:

TEMA VE EDEBİ TÜR
Milli edebiyat dönemi:roman hikaye tiyatro şiir makale fıkra türleriyle milli ve milliyetçi temalar
milli edebiyat döneminden önceki dönem:servet i fünun ve fecr i ati döneminde roman hikaye şiir türünde bireysel temalar

DÜŞÜNCE VE EDEBİYAT AKIMLARI
Milli edebiyat dönemismancılık islamcılık türkçülük batıcılık ve realizm
milli edebiyat döneminden önceki dönemozitivizm klasisizm romantizm realizm parnazim ve sembolizm

DİL VE ANLATIM
Milli edebiyat dönemi:konuşma dili ve halk söyleyişlerinin bulunduğu sade bir dil
milli edebiyat döneminden önceki dönem:servet i fünun ve fecr i de sanatı, ağır bir dil


Ö.lçme Ve Değerlendirme
1)D,Y,D
2)Ömer SEyfettin......sade ....maupassant
3)C
4)C
5)D
6)A
7)D
8)B
9)Refik Halit, tasvir ve tahliller bakımından zengin sanatlı bir anlatıma sahip , sade bir dille hikayelerini yazmıştır.Anadoluyu ve anadolu insanının hayatını eleştirel bir dille işlemiştir.bunlardan dolayı refik halit,türk hikayeciliğinin dönüm noktalarından biridir.




 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tag Ekle
11sınıf, cevapları, edebiyat, kitabı, tüm


(Hepsini Gör Bu Konuyu Toplam 0 Kişi Okudu
There are no names to display.
Seçenekler
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Şu Anki Saat: 07:57

Forum Yasal Uyarı

vBulletin Tema Yapım & Düzenleme: Pisadam
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0
Geveze Forum | Eğlenceli Güncel Genel Forum Sitesi
Forumumuzda Türkiye Cumhuriyeti Yasalarına ve Genel Ahlak Kurallarına aykırı yazılar yazmak kesinlikle yasaktır. Telif hakkı içeren mesajların yazılmamasına özellikle dikkat edilmelidir. 5651 Sayılı Yasa gereği forumumuzda yazılan mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazıları yazan üyelere aittir. Şikayetleriniz ve diğer konular için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

| GEVEZE FORUM | FORUM | FORUMLAR | FORUM Sitesi | FORUM Siteleri | Film izle |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399